|
Önemli Not : Sitemiz yeniden yapılandırıldığından şifrelerinizi Buraya tıklayarak yeniden oluşturmanız gerekmektedir. Üye Bilgileri
GazetelerÖnemli Linkler
|
Haberi Gönderen :Mustafa Atasever
Ali Doğaner Vefat Etmiştir.![]() Bir yıldan beri rahatsızlığı devam eden, köyümüzün maskotu, hoş sahbet değerli ve güzel insan Murtaza Doğaner'in en küçük oğlu Ali Doğaner, diğer namı ile Ton Ali ağabeyimiz 11.11.2009 bu sabah yatmakta olduğu Tufanbeyli Devlet hastanesinde hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Cenaze bu gün Tufanbeyli Devlet Hastanesinden alınarak öğle namazını müteakip Doğanlı köyü mezarlığına defnedilmiştir.
1946 doğumlu olan değerli insan Ali ağabeyimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz. Artık Ali ağabeyimiz yok, o anı ve hatıralarıyla kalbimizde yaşayıp hafızalarımızdan kesinlikle silinmeyecektir. Anlatım üslubuyla insanları kahkahaya boğan değerli insan Ali ağabeyimizin çok sayıda anı ve hikâyeleri bulunmaktadır. İşte bunlardan biri; ÇİNKE Mİ OLSUN KEFEK Mİ ? Yetmişli yılların sonuydu, Devletin köyümüze vermiş olduğu tohum ayırma (selektör) makinesinin korunması için bir bina yapılması gerekiyordu. 1974-1984 dönemin muhtarı Ali İbrahim Bani, köy bekçisi olan Ali Doğaner'i (ton Ali) yanına çağırır. "Ali oğlum selektör binasının yapımı için köy halkının birer ikişer kağnı taş getirmesi gerekiyor. Minareye çık bir deller çağır" der. Rahmetli Ali akşam vakti köylünün evine toplanma saatlerinde minareye çıkarak bir güzel deller çağırır. "Eyyy... ahali köyümüze selektör binası yapılacaktır. Bu binanın yapılması için , yarın herkes bir iki kağnı taş getirecek duyduk duymadık demeyin haaaaoooouuu" Bu çağrıya duyarlı olan köylülerimiz, ertesi günden itibaren kağnısına öküzünü koşar ve birer ikişer kağnı taş getirirler. Köycülük bu ya, tabi ki birkaç umursamayanlar da olacak bazen. Köy muhtarının ihtarlarına rağmen bu çağrıyı kulak asmayan şahısların evlerine bekçi Ali'i gönderir ama yine de sonuç alınamaz. Ancak bu çağrıyı *gale almayanların yola gelmesi için bir takım alternatifler aranır. Aransa da söz konusu alternatifin yolu muhakkak ki karakoldan geçecektir. Muhtar bu şahısları, şikâyette bulunmak için bir liste hazırlar. Ertesi gün ilçeye giderek karakol komutanına durumu arz eder ve listeyi komutana sunar. Aradan birkaç gün geçer. Muhtarın evde bulunmadığı ve köy dışında olduğu bir gün karakol komutanı köye gelir. Körlerin kara Mustafa2nın evinin (şimdiki yetim Ahmet'in evinin karşısında bulunan Hamide'nin evinin) önünde durarak, muhtarın evini sorarlar. Tesadüf bu ya sordukları kişi bekçi Ali Doğaner. "Muhtarın evi nerede" der komutan. Çok kibar bir üslupla komutanı arabadan indirir ve evden bir masa iki sandalye getirerek evin yoldan taraf gölgesine koyar, birde ayran ikram eder komutana. "Efendin Adım Ali Doğaner, ben köyün bekçisiyim yalnız muhtarımız şu an köy dışında bir emriniz varsa derhal getireyim" der. Muhtarın verdiği şikayet listesini eline alan komutan "Bak bekçi efendi şu listedekiler hakkında şikayet var, çabuk bunları bul haber ver gelsinler bakalım" der komutan. Bekçi Ali; "efendim siz istirahat buyurun ben hemen çağırayım onları."der. Ağustosun o sıcağında köyün içinde dolaşarak bu şahısları bulup alıp getirmek bekçi Ali için çok zordu bir işti. Bu durum karşısında komutanın köyde pek kalmasını da istemeyen, bizim bekçi Ali derhal çıkar köyün içine, gider Kadıların tut ağacının koyu gölgesine yatar. Gölgede güzelce dinlenen bizim bekçi Ali, bir saat sonra kalkar. Köyün üst tarafında koca havuzdaki çeşmede soğuk bir su içer elini yüzü yıkar komutana döner. Çok yorulup terlercesine yorgun argın eli boş döner komutanın yanına. "kimseyi bulamadım efendim herkes işe gitmiş." Derken birde baksa ki hayta Mehmet'in evinin yanından inen yola aşağı, cennet mekan kendisini burada rahmetle anıyoruz, çok sevdiğimiz ağabeyimiz çok kıyak giyinen ve tertemiz bir insan rahmetli Bahattin Burak, gren tuvalet, üzerinde mavi elbise, başında beyaz foter, beyaz gömlek, kırmızı bir kravat ve ayağında bej renkli iskarpin, kibar yürüyüşleriyle süzülerek aşağıya doğru iner. Bahattin abi ne olup bittiğini bilmez ama bizim bekçi Ali'nin yüreğini bir korku sarar. Ancak Bahattin abi yaklaşır komutana doğru. "Selamün aleküm komutanım hoş geldiniz" "hoş bulduk efendim" der komutan. Bu arada bekçi Ali, Bahattin abinin oradan uzaklaşması için kaş göz işareti yapar, ancak bir şeyden habersiz olan Bahattin abi anlamaz bu durumu. Güzel şık giyim ve endamlı duruşuna hayran olan komutan ayağa kalkar ve saygı göstererek bu bey efendiye yer gösterir. "Buyurun efendim oturmazmısınız" der komutan. Bahattin ağabey komutana teşekkür ederek oturur. Biraz hasbıhalden sonra tanışma faslına geçilir. Komutan; "efendim siz nelerle *iştigal edersiniz ve nerede ikamet ediyorsunuz" der. "Sayın komutanım ben bu köylüyüm evim köyün üst tarafında, Eğitmen Murtaza Burak'ın oğlu Bahattin Burak" deyince, bizim bekçi Ali duramaz, komutana; "efendim elinizdeki listede ismi bulunan şahsın birisi budur" der. O nazikliğe,o kibar konuşmaya, o duruş ve endama bakan komutan şaşırır,birden irkilir ve sertleşerek aya kalkar "olamaz böyle şey, siz bunu yapamazsınız, demek biride sizsiniz ha." Bahattin abi "ne oldu komutanım suçumu öğrenebilirmiyim' der. Komutan; "Ulân daha da konuşuyor, bu köyün ağası sen misin? Boyundan bosundan utanmadan birde muhtarın dediklerine uymuyorsun ha." Neye uğradığını bilmeyen Bahattin abi, bir tavus kuşu misali o güzelim elbisenin içinde sanki eriyip kayıp olma dercesine gelir. "Ben taş maş getiremem diyerek Muhtara ve bekçiye karşı gelmişin, şimdi sana soruyorum Bu inşaatın yapımı için taş getirecek misin, yoksa seni tevkif mi ettireyim ikisinden birini tercih " der komutan. Bahattin abi hemen hazır ol vaziyete geçer ve korkusundan bacakları titreyerek ayağının birini kaldırıp ötekini indirerek, "hemen getireyim efendim, yalnız *ÇİNKE Mİ OLSUN *KEFEK Mİ?"der. Bahattin abinin bu hareketine gülen bekçi Ali Doğaner'e dönen komutan "hani lân herkes işe gitmişti kimseyi bulamamıştın" "efendim belki bu arkadaş o saate AHIR da olabilir, oraya da bakmadım valla."der. Bu duruma şahit olan ve bu olayı yaşayan köy halkı o gündür bu gündür anlatır ve gülerler. ___________________________________________________________________________ *Çinke: Çok sert bir taş cinsi *Kefek: Yumuşak ve yontulabilir hafif bir taş cinsi *İştigal, Meşgul olma; bir işle uğraşma. *Gale almak: itibar etmek ___________________________________________________________________________ Bu olayı bize yaşatan ve bize aktarımda bulunan, merhum Ali ağabeyimize ve yazımızın kahramanı Cennet mekan merhum Bahattin ağabeyimize Allah'tan rahmet diliyorum. Saygılarımla... Haber Gönderilme Tarihi:18.11.2009 ; 14:19
Haber Okuma Sayısı:496
Yorum Göndermek için Üye Olmanız Gerekmektedir.. |
Bayrağım Önden Gidenlerimiz**** Vakit Nakittir ****Sizin yeriniz
Son eklenen siirler BU KALP SENİ UNUTUR MU ? VALLAH KURBAN OLAYIM VEFASIZ DÜNYA ESKİLER SON DURAK KURUMUŞ GÖZÜM Görmek İsterim ÖL DİYE YAZMIŞ DARILDIN MISon Eklenen Videolar doğanlı Türkü Fusunl'a Yörelerimiz Boncuklu Pınar Köyümüzden Videolar Türkü VideoTüm Şiirler |