
| Gönderen | Mesajlar |
|---|---|
| hbilge
Tecrübeli Üye Şehir: Adana Adı: hbilge Mesaj: 16 Ö.M. |
BU KARNE HEPİMİZİN
27 Ocak 2010 Çarşamba Saat: 16:21
2009-2010 Eğitim Öğretim yılının 1. Dönemini bitirdik.Karnelerimizi aldık.Evlerimize bir sevinçle geldik.Tatil şimdiden hayırlı olsun ve iyi dinlenmeler diyorum. Evde babam annem kardeşlerim eleştiri başlar. Falanın oğlu takdir filanın kızı teşekkür aldı Benim çocuğum çok iyi falanın kızının karnesini gördüm çok kötü. Sayın Veliler: Bu karneler bizim karnemiz gelin önce kendimizi sorgulayalım. Başarıda yada başarısızlıkta ne kadar payımız var.Bu dönemde ben öğrencim için neler yaptın neler yapmam gerekirdi. Kendi hayal ve isteklerimizi çocuğumuzdan beklemek yerine onların yetenek ve kabiliyetlerini bilelim. Çocuğu evden okula göndermek her şeyi hallettim demek değildir. Her gün harçlık vermek,defter kitap almak beslenmesine bol yiyecekler koymak yeterli midir? Çocuklara sorduğumuzda babam beni dinlemiyor,adam yerine koymuyor,benimle ilgilenmiyor sorunlarım olduğunun farkında bile değil .Babamı çok az görüyorum yada benimle hiçbir yere gitmiyor benim başarılarımı paylaşmıyor diyor. Hangimiz ergenlik döneminde çocuğumuzun sorunlarını dinliyoruz? Okula gidip gitmediğini hangi konularda başarılı olup hangi konularda başarısız olduğunu biliyoruz yada hangi saatte eve gelip yattığını kimlerle gezip kimlerle oynadığını öğle yemeginde ne yediğini. Kendi sorunlarımızla yoğunlaşıp çocuğumuzla aynı evde olmamıza rağmen aylarca çocugumuzun farkında olmuyor,onunla bir gün sohbetimiz olmuYOR.Evde televizyonu açıp maç dinliyor çocuğumuza da dönüp dersine çalış diyebiliyoruz. Çocuğu görmüyoruz zaten tek oda ancak çalış diyoruz. Karne günü getir bakalım şu karneyi görelim .Dört ay geçmiş aradan .Çocuk okumayı sökmüş artık eline ne geçse okuyor baba farkında bile değil.Çok güzel aferin bu babaya.BU BABA BAŞARILI Bu baba benim, sensin, onun. Peki kızmaya hakkımız var mı? Her başarının veya her başarısızlığın arkasında aile vardır.Çevre vardır ,arkadaş vardır. Ama önce elimizdeki çiçeğin farkında olalım. Peki başarısızlıkta öğrencinin hiç mi suçu yok ? Olmaz olur mu. Öğrenciler öncelikle hedeflerini ailesiyle birlikte belirleyecek yetenek ve kabiliyetlerini bilecek hedefini belirleyip planlı bir çalışma programı içinde çalışmaya başlayacak. Gençlerimiz maalesef hayalperest filmlerde gördükleri gerçek olmayan dünyalarında ağlarını örmeye devam etmektedirler. Ya öğretmenlerimiz. Hani öğretmenlik kutsal bir meslek sabır ve hoşgörü işi Anne gibi baba gibi idi. Sabrımız nerde Ne oldu anne baba şefkatiniz o zaman ? Öğrenci bu okula öğrenmeye gelmiş. Sizden bir şeyler öğrenecek.Neden kızıp bağırıyorsunuz. Hani öğretmenlik peygamberlik mesleği idi. Bilmedikleri için eleştirmek yanlışlarından dolayı yargılamak olur mu.Peygambere yakışan bu mu? Başarının ve başarısızlığın hiçbir zaman tek nedeni yoktur.Bu yüzden: Çocuklarımızın aldığı bu karne hepimizin. Gelin yeniden düşünelim.2.döneme daha hazır girelim unutmayalım ki hepimizin yatırımı evlatlarımızdır. Her şeye önce sevmekle başlayalım. bilgehamza@hotmail.com www. hamzabilge.com |