<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="0.92" xml:lang="tr-TR.utf8">
<channel>
<title>Altıkesek Köyü</title><category>Altıkesek Forum</category><author>Muhammet ÇELİK</author><managingEditor>muhammet@6kesek.com</managingEditor>
<link>http://www.6kesek.com</link>
<description>Altıkesek Köyü Forum Sayfaları</description>
<pubDate></pubDate>
<language>tr</language>
<item>
<title><![CDATA[SEVDAM]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=150</link>
<description>12 Ocak 2012 Perşembe Saat: 18:35 				SEVDAM
Bir yayla var orada,
Bey Dağının yamaçlarına yaslanmış,
Yavşan kokar yukarları.
Süzülen kartalın gönlünde av,
Benim şuracığımda bir şey:sevda.
Çam,sedir,bir de ardıç,
Şarkı söylerler birbirine rüzgarla,
Sevda kokar uğultuları,seslerinde dinlenir,
Yorgun keklikler;
Bocuklu pınarda serinlenir.
Buralarda hep benim sevdam söylenir,
Sevdam dinlenir.
Hasretim var;yaylalara,kuşlara,ağaçlara,
Sevdam uzakta,
Gönlüm kanatlansa da ulaşamam.
Gözümde ılık bir damlacık,
Akar bozkırdan aşağı,
Çamlar el sallar ona,
Ulaşın diye sevdama..
				SALİM		13.10.2003		DOĞANLI
 Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[yeni yıl mesajı]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=149</link>
<description>29 Aralık 2011 Perşembe Saat: 18:03 Değerli dostlarım,Tüm sevdiklerinizle;mutlu,sağlıklı,huzurlu bir yeni yıl geçirmenizi diliyorum. Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[unutamadığım bir acı]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=148</link>
<description>12 Aralık 2011 Pazartesi Saat: 18:49 	Unutamadığım bir acı
	Sıradan bir iş günü.Küçük bir  köy.Aydınlığın karanlığı boğduğu ender köylerden biri.Bahar birdenbire geldi.Dereler içinde yuvarlanan taşların çıkardığı seslerle gök gürültüsünü andırıyor.Tek derslikli okulum var.Ders işlemekteyim.Dersliğin penceresi okulun bahçesine bakıyor.Köyde başka düzlük yok zaten ,o da iki yüz metre kare.Birkaç çocuk orada top oynamakta,sınıftakilerin de dikkati dersten çok  oraya yoğunlaşmakta.Pencereyi  açıp dağılmalarını söyledim.Biraz sonra da teneffüse çıktık.Benim çocuklarla oynadılar bir süre,sonrada  dağıldılar.Biz derse girdik.Aradan çok zaman geçmedi,köyde bir hay huy başladı,köylüler aşağı doğru koşmakta,dışarı çıktım sordum:&amp;amp;#8221;hayrola ne var,nereye gidiyorsunuz?&amp;amp;#8221;çocuk suya düşmüş&amp;amp;#8221; gibi anlayamadığım sözler duydum ama ben de koştum.Aşağıda bir yerde köyden beş yüz metre kadar aşağıda bir çalının dibinde cesedini buldular.Üstü başı parçalanmış bütün çocukluğuyla,saflığıyla yatıyordu KAZIM.  Kulaklarına ve boynunun çevresine kum dolmuştu.Gözlerini kocaman açmıştı,hayret ettiği ,anlayamadığı bir şeye bakar gibiydi.
	Sonradan öğrendik.Top dereye kaçmış o da peşinden(o yıllarda öylesi köylerde top bulabilmek büyük bir olaydı,antikaydı top)yakalamak için çabalarken dereye düşmüş,azgın sular yutuvermiş zavallıyı,sürüklemiş ta aşağılara kadar.
	Halen o günü,o öğrenciyi hiç unutamadım,unutmadım.Hayatımda acı bir anı olarak kaldı.Ne zaman taşkın akan,boz bulanık  bir dere görsem o günü yeniden yaşarım.
								HANYERİ     1975
 Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Balık Tuttuğumuz Bir Gün]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=144</link>
<description>10 Kasım 2011 Perşembe Saat: 18:13 SALİM AMCA TAM Bİ GÜLÜNECEK BİR ANI :):):)  Gönderen: DİDEM</description>
<author>DİDEM</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: öğretmenlik anıları]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=146</link>
<description>10 Kasım 2011 Perşembe Saat: 18:07 [:)][:)] BU ÇOK GÜZEL Bİ ANI AMA BU ÇOCUK KİM ÇOK MERAK ETTİK ( AYRICA SİZİN PAYLAŞTIKLARINIZ ÇOK KOMİK VE UNUTULMASI ÇOK ZOR BİR HATIRALAR YÜCE AİLESİ OLARAK BEĞENEREK OKUYORUZZZ) Gönderen: DİDEM</description>
<author>DİDEM</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: kutlama]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=147</link>
<description>06 Kasım 2011 Pazar Saat: 22:01 Tüm dostların Mübarek Kurban bayramını en içten dileklerimle tebrik eder sağlık ve mutluluk dolu günler temenni ederim  Gönderen: mevlutuygun</description>
<author>mevlutuygun</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[kutlama]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=147</link>
<description>05 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 20:32 TÜm köylülerimin bayramını kutlar mutluluklar dilerim Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[öğretmenlik anıları]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=146</link>
<description>23 Eylül 2011 Cuma Saat: 18:29 Komik öğretmenlik anıları
	Bunlar genelde küçük sınıflarda karşılaştığımız olaylardır.
					&amp;amp;#8220;1&amp;amp;#8221;
	Birinci sınıfları okutuyorum.Çizgi çalışmaları yapıyoruz.Düz ve dik   çizgilerle biraz alıştırma yaptıktan sonra eğik bir çizgi çizdim ve sordum:
	-Çizgileri böyle çizersek nolur çocuklar?
	-Yıkılır öğretmenim!!!!
				&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;
				&amp;amp;#8220;2&amp;amp;#8221;
	Yine birinci sınıf,parmakla cümleleri yazıyoruz.Cümlelerden birini söyledim  masalarının üstüne yazmalarını söyledim.Dikkatlice yazıyorlar bir süre sonra  tatlı bir çocuk parmak kaldırdı:
	-Öğretmenim benim yazdıklarım hep aşağıya dökülüyor!!!!!
 Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: BEN İNSANMIYIM]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=145</link>
<description>12 Ağustos 2011 Cuma Saat: 14:05 Değerli arkadaşımi, sevgili hocam, günümüzde insan olanın önemine değinmenizden dolayı çok teşekkür ederim. Malayani şeyleri birakarak okuyup,anlayıp, uygulamayı ve güzel olan her şeye nail olmayı Allah cc tüm insanlığa nasip ve müesser eylesin. [:?][:S] Gönderen: M-Atasever</description>
<author>M-Atasever</author><category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BEN İNSANMIYIM]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=145</link>
<description>04 Ağustos 2011 Perşembe Saat: 13:26   Ey insan! Yeryüzünde yaşarken bilinçsiz varlıklar gibi düşünmezlik yapıp da sakın ha başıboş gezme! Yeryüzünde olan biteni anlamaya ve ondaki hikmetleri bulmaya çalış! Marifete yani Hakk`ın bilgisine yaklaş! İlimden kokla! Tabiatın her bir parçası Halık`ının varlığına ve O`nun vahdaniyetine birer işarettir. O halde tabiat kitabını da oku! İnsana baktığında fıtratında, Yaratıcı`yı tanımaya olan apaçık meylini görürsün, öyleyse insanı da oku! (Bkz. Rum, 30) demişti.

 

       Başıboş gezme kendini gece ve sabah arasına sıkıştırıp vaktini heba etme bir şeyler yap, oku, anla sonra da uygula. 

 

       OKU Sana rehber olarak gönderiler, Hakkın diliyle kainatı anlatan, yeryüzünde başıboş gezmemen için yol gösteren, yürüyeceğin Sırat_ı Mustakimde karanlıklarını aydınlatan, Ben değil, Biz demeyi sana öğreten, yaradılışını, yaşayışını ve Hakka yürüyüşünü aşk içinde düzenleyen kitabını oku.

 

       ANLA;Kendine bak aynada, ne için dünyaya gönderildiğini etrafına bak, yaradılışdaki hikmeti, alemlere bak ne kadar küçük olduğunu anla. Düzeni anla, hiç değişmeden milyonlarca yıldır süren Akl_ı İlahiyenin kurduğu düzeni anla. Nasıl hücrelerinin yapısını ile alemlerinin yapısının birbirinin aynı olduğunu, en küçükde en büyüğü, en büyükde de en küçüğü yaradan Rabbini anla.

        UYGULA;Hz. İnsan olma yolunda okuduklarını ve anladıklarını kendi ahlakın üzerinde uygula;nefsini tanı;Allah için sev tüm yaradılanları ama Allah\'a aşk ile bağlan.

 

 Güzele eş olan kurtuldu. Kara odun ateşe eş oldu aydınlık geldi. Ölmüş buğday (ekmek) cana eş oldu hayat geldi. diyor MEVLANA

      

        Sen Allah\'a eş ol (hemhâl ol), can bul, hayat bul.

 

        Ve hiç unutma;Nefs, pusuya yatmış kurttur;sana güzel gösterdikleri tuzaktan başka bir şey değildir. 
                  
                      ALINTIDIR.

 Gönderen: hbilge</description>
<author>hbilge</author><category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Balık Tuttuğumuz Bir Gün]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=144</link>
<description>03 Ağustos 2011 Çarşamba Saat: 17:15 BALIK TUTTUĞUMUZ BİR GÜN
	Köyde genç yaşta olanların günleri belirli sınırlar içinde,alışılmış uğraşlarla geçer.Bunlar  kılasik yerel oyunlar,avcılık gibi uğraşlardır.Sosyal paylaşımın evrenselliğine ulaşamamış  insanların dar alanda yaptığı eylemlerdir.
	Benim de çok sevdiğim arkadaşlarımla farklı bir uğraşım yoktu.Biz diğerlerinden farklı olarak balık tutmaya köyün önünden akan dereye giderdik.O dere Bey Dağından çıkan kaynak sularıyla beslenir,uzantısı tahtalı dağlarından gelen sularla zenginleşerek bizim eylem alanımız olan  coğrafyayı güzelleştirirdi.Baharda boz bulanık bir taşkın olan dere mayısla birlikte güzelliğine doyum olmaz bir yer haline gelirdi.Hele o yıl içmenin ılık suları da karışırsa  anlatılamaz bir güzellik oluşur.
	Arkadaşım Ali(sayım, Ali&amp;amp;#8217;nin ayrı bir hikayesi var) ile o derenin sularında tutardık balıkları.Bazan içmenin şifalı sularından yararlanmaya gelenlere üç kuruşa satardık.Ali en iyi avcıydı içimizde,cesurdu,şen,şakrak devamlı gülümseyen ,herkesin sevdiği biriydi.Hele ben çok severdim.Akrabalık,komşuluk bir yığın etken vardı bağlılığımızda.
	İşsiz olduğumuz bir gün yine gittik balık avına.Eve de hayli geç döndük.Epeyce de balık tutmuştuk.Eve geldiğimizde bir azar.bir şamatayla karşılandık.Hiç olmayanın aksine o gün bize ihtiyaç duyulmuş.Bizim eve misafirler gelmiş.gelenlerin içinde de bu gün hayatımı paylaşan,o gün gönlümde olan biri var.Ben mahçup mahçup elimde balıklarla eve geldim.Geldim ya anam bir hışımla elimdeki balıkları kaptığı gibi  küllüğe fırlattı.Ses çıkaramadım Acıkmışım,yorgunum,bir de konukların yanındaki mahçubiyetim kıpkırmızı olmuşum.
	Arkadaşım Ali de benden farklı değil  yalnız o balıkları kurtarabilmiş ama işin komik yanı daha sonra  ortaya çıktı.Ali&amp;amp;#8217;m balıkları almış evin önündeki bağın içinde bir alıçları var onun başına çıkarmış asmış.Amaç köpeklerden korumak.Sabaha alırız diye düşünmüş.Hesapta olmayan bir şey var:Kedi
	Sabah oldu ,akşamkiler unutuldu.Ali&amp;amp;#8217;nin sakladığı balıkları almaya gittik.Bir de ne görelim:O kadar  balık sadece kılçık olmuş sanki bize sırıtarak bakmakta,bizimle dalga geçmekte.Kediler sabaha kadar afiyetle yemişler bize de  kılçıklarını  bırakmışlar.
	Bir günlük emeğimiz heba oldu ,güler misin,ağlar mısın?
			&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp;&amp;amp; 
 Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KORKUM]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=143</link>
<description>19 Temmuz 2011 Salı Saat: 17:14 KORKUM
	Korku, hareket eden bütün canlılarda  beliren tehlikeye karşı  gösterilen içgüdüsel bir tepkimedir.
	Benimki de böyle bir şey işte.
	Öğretmenliğimin ilk yılı ;Bir köy,lojman yok,müdür odası olarak kullanılan yere bir yerleşme düzeni kurmuşum.Köşenin birinde  tahta bir somya,diğer köşede bir öğrenci masası üzerinde ocak,bir tahta bavul içinde yiyeceklerim.(Onları farelerden ancak böyle koruyabiliyorum),yerde bir Antep kilimi,ortada teneke sobam.Sobanın borusu camının birini çıkartıp yerine teneke vurduğum pencereden çıkıyor.Çünkü baca yok.Pencere kepenginin o tarafı kapanmıyor,diğer yarısı sürekli kapalı.Pencerenin önünde aydınlanma aracım;Gaz lambası.Dışarıda hemen pencereye yakın bir yerde  çeşme var.Köylüler su almaya gelir.Sabahları  çok erken uyanırım.Ya su alanlar,ya da  suya gelen gürültücü kazlar uyandırır.Okulun bahçe duvarı yok,etrafını  dikenli karamık çalılarıyla  çevirdik.Başıboş hayvanların bahçeye girmesini önledik.
	Bir gece bir çatırtıyla uyandım.Bizim çitler yıkılıyor.Yatağımda doğrulup dışarıyı dinlemeye başladım.Korkuyorum.Korkumu tarif edemem.Çatırtı yaklaşıyor.Lambam yüzyılın aydınlanma aracı,pencerenin önünde yanıyor.Işık camdan yansıdığı için dışarı pek seçilmiyor.Bakmaya çalışırken cama vurulduğunu duydum.Benim baktığım anda adam(cama vuran)konuşuyormuş.Allahım ! o nasıl korku?nasıl anlatayım?&amp;amp;#8221;anneee&amp;amp;#8221;  diye bağırmışım.
	Karşımda masallardan çıkmış bir yaratık,sanki Gulyabani..Başında beyaz sarık,uzun beyaz bir sakal,kıpkırmızı dişsiz bir ağız.Tam konuşurken ağzını açınca ışığın etkisiyle korkunç bir görünüm almış,ben de o an bakmışım,korkum o anki görüntüden.
	Biraz sonra kendimi toplayınca sordum.Adam beni ben adamı anlamıyorum.Adam yolcu imiş,yatacak yer arıyor,ışığa gelmiş.
	Ben yarım yamalak Kürtçemle öğretmen olduğumu,yerimin olmadığını anlattım.Adam &amp;amp;#8221;hım   hımmm&amp;amp;#8221; ederek homurdanıp başını salladı ve bir çatırtıyla çitleri ters taraftan devirerek gitti.Komşulara varmış ,sabah araştırdım &amp;amp;#8221;adam kötü korktu benden demiş&amp;amp;#8221; olanları anlatmış.Anlattılar.Bir gezgin sofi dediler zararsızmış.
	Ama benim halen dizlerim titriyor.
							Başdeğirmen KÖYÜ  Silvan		1972
								SALİM DOĞANER
				%%%%%%%%%%%%%%%%%%%
			Unutamadığım
 Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Sarı Teke]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=61</link>
<description>06 Temmuz 2011 Çarşamba Saat: 10:02 çok güzel bir anı ellerinize sağlık
 Gönderen: DİDEM</description>
<author>DİDEM</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Çapar Ali ile İlgili bir Anı]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=138</link>
<description>06 Temmuz 2011 Çarşamba Saat: 09:51 eski anlatılanlara çok özeniyoruz önceki zamanlar keşke şu anda olsaydı koyun kuzu ile yayılırmış şimdiki zamnda gerek olurmuş nerde o eski günler
 Gönderen: DİDEM</description>
<author>DİDEM</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: FARKLILIK]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=142</link>
<description>06 Temmuz 2011 Çarşamba Saat: 09:45 [:)][:,(] Gönderen: DİDEM</description>
<author>DİDEM</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[FARKLILIK]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=142</link>
<description>01 Temmuz 2011 Cuma Saat: 21:22 	FARKLILIK
İnsanlar farklı,
Ağaçlar, kuşlar, yollar farklı,
Toprak farklı.
Oysa ben istiyorum ki,
Hep birbirine benzesin varlıklar.
Hangisine baksam seni göreyim.
Fark olmasın,
Hep benzesin duygular, ılık ve çekici
Farklar yalnızlık getirir.
Ben;yalnızlıktan  korkarım,
Seni bulamam, ararım yalnızlığımda.
Üşürüm,
Çünkü gözlerinde ısınıyorum.,
Hiç farklılıklar olmasın istiyorum.
   	
S.DOĞANER
4.11.2004 
Doğanlı
 Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KAÇ EŞİN BOYNU BÜKÜK]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=141</link>
<description>30 Haziran 2011 Perşembe Saat: 00:02 KAÇ EŞİN BOYNU BÜKÜK

Kaç eşin boynu bükük, annenin bağrı yanık 
Kaç evde huzur yok, kapı, pencere kapanık. 
Kaç masum suçsuz yere yıllardan beri sanık 
Vicdanını dinlede gerçeği söyle Tanık. 

Duvarlar defter olup tahliye hesaplanır 
Her saniye bağrıma hançer gibi saplanır. 
Bütün ümitlerimiz ifadende toplanır 
Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK. 

Ölümü getirmiyor dualarla, dilekler. 
Yalana mağlup oldu bükülmeyen bilekler 
Eşim, dostum beni kötü biri bilecekler 
Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK. 

Her gecen gün toplumdan bir parça kopuyorum 
Neden suç işlemedim diye kahroluyorum. 
Biran benim yerime kendini koy-diyorum 
Vicdanını dinlede gerçeği söyle TANIK. 

ORHAN AFACAN

 Gönderen: ORHAN AFACAN</description>
<author>ORHAN AFACAN</author><category><![CDATA[Makaleler]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir Çukurova Hikayesi]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=140</link>
<description>25 Haziran 2011 Cumartesi Saat: 20:03 BİR  ÇUKUROVA HİKAYESİ
	Eskiden bizim buralarda kış gelince köylüler birkaç kuruş nafaka temin etmek için  Çukurova\'ya kök sökmeye (tarla açmak için) giderlerdi.
	Böyle bir gurup bir ağaya kapılanmış. Uzun bir zaman çalışmışlar. Yalnız bunlar işe başlarken ağa nüfus cüzdanlarını toplamış, kendi bakkal dükkanından da yiyecek alabileceklerini hesaplarını da iş bitiminde verebileceklerini söylemiş.
	Gün gelmiş iş bitimimde ağa hepsini toplamış, hesaplarını çıkarmış ki ne görürsün, herkes ağaya borçlu aylarca sadece boğaz tokluğuna çalışmışlar. Ağa sırayla belli bir para üste isteyerek tek tek cüzdanlarını geri veriyormuş.
	Sıra gök Ahmet\'e gelmiş.
Ağa:Ahmet.. deyince Ahmet.. bir temenna ile  belki de ağanın vijdanına seslenerek
	-Buyur canım efendim Muttullah ağam diye yaltaklanmış.
	-İki buçuk lira getir de cüzdanını götür deyince neye uğradığını şaşıran Gök Ahmet
	-Vay pezevengin yediği boka bak vay !!!! diye hıçkırarak dövünmeye başlamış.
	Alın teri sömürülen, garip, sahipsiz, köylülerim borçlanıp boynu bükük olarak köylerine dönmüşler. Yolunu bekleyenlere bir yazma, bir yemeni, birkaç portakal bile alamadan!!!!!!!!
 Gönderen: salim doğaner</description>
<author>salim doğaner</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: ALDATMA]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=139</link>
<description>22 Haziran 2011 Çarşamba Saat: 17:47 Değerli köylülerime öncelikle selam eder saygı ve sevgilerimi sunarım.
SALİM ağbiye babamla ile Ahmet emmi arasındaki ğeçen bu hatıra olay ile birlikte  diğer yaşanmış hatıra olaylarıda, kaleme alıp bizlere aktardığı için kendisine çok teşkür eder KATAR/DOHA'dan saygı ve selamlarımı sunarım.

Soner Doğaner Gönderen: M-Atasever</description>
<author>M-Atasever</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ynt: Çapar Ali ile İlgili bir Anı]]></title>
<link>http://www.6kesek.com/forum/showdiscussions.php?discussion=138</link>
<description>19 Haziran 2011 Pazar Saat: 17:57 [:D][:O][:D][:O] Gönderen: M-Atasever</description>
<author>M-Atasever</author><category><![CDATA[Salim Doğaner]]></category>
</item>
</channel>
</rss>
